İstanbul’un Asya Yakası, zengin tarihi ve kültürel mirası, doğal güzellikleri, alışveriş imkânları ve lezzetli yemekleri ile her yıl binlerce ziyaretçiyi kendine çekmektedir.
Avrupa sanatı üsluplarının bir karışımı olarak 1843-1856 yılları arasında inşa edilmiştir. Dünyadaki saraylar içerisinde en büyük balo salonuna sahip bu saray iç dekorasyonu, ipek halı ve perdeleri, mobilyaları ve diğer tüm eşyaları eksiksiz olarak orijinal haliyle günümüze gelmiştir. Dolmabahçe Sarayı, mevcut hiçbir sarayda bulunmayan zenginlik ve ihtişama sahip bir sahil sarayıdır. Duvar ve tavanlar devrin Avrupalı sanatkârlarının resimleri ve tonlarca ağırlığında altın süslemeleri ile dekore edilmiştir. Saray 1984 yılından beri müze olarak hizmet vermektedir. Ayrıntıları anlatmakla bitirilmiyecek olan bu tarihe şahitlik etmiş ihtişamlı saray, İstanbul’da görülecek yerler arasında ilk sıralarda.
Anadolu Yakası’nda Kadıköy’de bulunan Haydarpaşa Tren Garı; 1908 yılında İstanbul-Bağdat arasındaki demir yolu hattının başlangıcı olarak inşa edilmiştir. Birçok Türk filminin ‘İstanbul’a merhaba’ sahnesinin de çekildiği Haydarpaşa Tren Garı, vapurla önünden geçenlere burası İstanbul dedirten sembolik yapılardan biridir.
Konum
Anadolu Yakası’nın merkez noktası sayılan Kadıköy, İstanbul’un gezilmesi gereken yerlerindendir. Kadıköy ilçesi oldukça geniş sınırlara sahip. Sahilde bulunan balon, kalkan vapurlar, kendi halinde akıp giden kalabalık, barlar sokağı, nostaljik Moda tramvayı, sokaklara atılmış masalarda sohbet edip eğlenen insanlar, elinde darbuka masa masa dolaşan Roman çocuklar, Moda sahili, Moda’nın meşhur dondırmacılarından dondurma keyfi ve daha fazlası, bu tarihi M.Ö 5000-3000 yıllarına dayanan semtte yaşanılmayı bekliyor.
Dokuz adadan oluşan İstanbul adalarının, özellikle Bizans döneminde saray mensuplarının sürgün yerleri olduğu için, Prens adaları olarak adlandırıldığı söylenir. Bu dokuz adanın günümüzde sadece beşi yaşam alanı olarak kullanılıyor. Kadıköy, Kabataş ve Bostancı’dan kalkan vapur ya da motorlarla keyifli bir deniz yolculuğu yaparak adalara ulaşabilirsiniz. Adalarda faytona binerek piknik yerlerine ulaşabilir ve denize girebilirsiniz. İstanbul’un farklı bir yüzünü sakladığı adalar şehre dair alternatif bir deneyim sunuyor.
Üsküdar’da Bizans devrinden kalan tek eser olan ve İstanbul’un sembollerinden biri sayılan Kız Kulesi, geçen yüzyıldaki görüntüsünü koruyup turizme tahsis edilerek lokanta ve seyir balkonu ile gelen misafirlerine hizmet veriyor. Kabataş ve Salacak’tan kalkan özel tekne servisi ile İstanbul’un en romantik ve gizemli mekanlarından biri olan Kız Kulesi’ne ulaşılabiliyor. Kendi kendine yeten bir tarihe sahip olan yapı, yüzyıllardır anlatılan efsaneleri ile de ilgi odağı olmayı sürdürüyor. Efsaneye göre kralın birine, çok sevdiği kızı on sekiz yaşına geldiğinde bir yılan tarafından sokularak öleceği söylenir. Kral da kızını korumak için denizin ortasına kuleyi yaptırır. Ama kuleye gönderilen üzüm sepetinden çıkan bir yılan prensesi zehirler. 2500 yıllık tarihiyle Kız Kulesi ziyaretçilerini bekliyor.
Konum
Çamlıca Radyo & TV Kulesi yayıncılık faaliyetlerinin yanı sıra hediyelik eşya mağazası, kafeterya ve ziyaretçilerinin dünya mutfağının en lezzetli sunumlarını tadacağı restoranı ile İstanbul’un sembol yapısı olarak konumlandırılmıştır. Kule’nin eşsiz manzaraya hakim seyir terası ve interaktif aktivite alanları ile de İstanbul’un dolayısıyla ülkemizin en değerli yapılarından biridir. Seyir Katı 1 : 148,50m (+366.5m) (33.Kat), Seyir Katı 2 : 153,00m (+371.0m) (34.Kat), Restoran 1 : 175,50m (+393.5m) (39.Kat), Restoran 2 : 180,00m (+398.0m) (40.Kat)
Konum
Ünlü gezgin İnciyan’a göre Büyük Konstantin’in diktirdiği bir haçtan dolayı Bizans döneminde ‘İstavroz Bahçeleri’ adıyla anılan Beylerbeyi, Osmanlılar döneminde padişahların has bahçelerinden biri olarak kullanılmıştır. Bugünkü Beylerbeyi Sarayı, Sultan Abdulaziz tarafından II. Mahmud’un ahşap sahil sarayı yıktırılarak 1861-1865 yılları arasında dönemin tanınmış mimarı Sarkis Balyan’a yaptırılmıştır.
Konum